ULUDAĞ MÜNAZARA TOPLULUĞU

Merhaba arkadaşlar!.

Uludağ Münazara Topluluğu kuruldu!.



10/26/2009

TEMEL MÜNAZARA REHBERİ

TEMEL MÜNAZARA REHBERİ

1- MÜNAZARA NEDİR ?

• Genel bir tanımlamayla bugün yaptığımız münazara , İngiliz Parlementosu geleneği örnek alınarak oluşturulmuş bir tartışma oyunudur . Gerek Türkiyedeki turnuvalar gerekse Avrupa ve Dünya Şampiyonaları, bu gelenek örnek alınarak oluşturulmuştur.

2- MÜNAZARA MAÇININ GENEL KURALLARI VE GEREKLİLİKLERİ NELERDİR ?

• Bir münazara maçında ; her biri 2 konuşmacıdan oluşan toplam 4 takım bulunur.

• Bu takımlar Hükümet Açılış , Hükümet Kapanış , Muhalefet Açılış ve Muhalefet Kapanış olarak adlandırılır. Hükümet takımları konuşmacı kürsüsünün sağ tarafına , muhalefet takımları da sol tarafına oturur.

• Her konuşmacının ileri sürdüğü tezlerin ( argümanların), ne takım arkadaşının ne de aynı kanatta bulunan diğer takımın söyledikleriyle çelişmemesi gerekir. Aynı kanatta ( muhalefet ya da hükümet) olsalar dahi her takım birbirine karşı yarışır ve maçı bir takım kazanır.

• Bir maç boyunca her konuşmacının bir kere kürsüye çıkma ve çıktığında da ortalama 7 dakikalık bir konuşma hakkı vardır. Münazara maçının sonunda jüri panelinin değerlendirmesi neticesinde takımlar sıralanır ve puanlama yapılır.

• Maçın sonucunda birinci olan takım 3 puan, ikinci olan takım 2 puan ve üçüncü olan takım da 1 puan alır. Ayrıca eleme maçları sırasında her konuşmacı için bireysel konuşmacı puanları verilir ve neticesinde turnuva sonunda turnuvanın en iyi konuşmacıları belirlenir.

• Konuşmacıların maç içerisinde konuşma sıraları şu şekildedir.
1) Hükümet Açılış 1. konuşmacı- (HA1)
2) Muhalefet Açılış 1.konuşmacı –(MA1)
3) Hükümet Açılış 2. konuşmacı –(HA2)
4) Muhalefet Açılış 2. konuşmacı –(MA2)
5) Hükümet Kapanış 1. konuşmacı- (HK1)
6) Muhalefet Kapanış 1. konuşmacı- (MK1)
7) Hükümet Kapanış 2. konuşmacı –(HK2)
8) Muhalefet Kapanış 2. konuşmacı –(MK2)


• Münazarada tartışılacak olan konular ve takımların konumları maç başlamadan genellikle 15 dakika önce yarışmacılara duyurulur. Bu süre zarfında onlardan takım olarak çalışıp konuşmalarını hazırlamaları beklenir.
• Münazara turnuvalarında 2 farklı takımın birlikte çalışması kesinlikle yasaktır . Aynı okuldan olmak ve/veya farklı salonlarda olmak birlikte çalışmak için geçerli bir mazeret değildir.
• 15 dakikalık süre içerisinde hazırlanmak için maçın yapılacağı salonu kullanma hakkı hükümet açılış takımına aittir.














































3- BİR KONUŞMANIN BAŞLICA BÖLÜMLERİ

Bir münazara konuşmasını genel olarak plan,çürütme,argüman,özet başlıkları altında toplayabiliriz. Bu genellemeyle birlikte maç içerisindeki pozisyonunun gerektirdiği görev sebebiyle saydığımız başlıklarda değişim olabilir ya da önem sıraları farklılık gösterebilir. Örneğin bir başbakandan, muhalefetten henüz gelmemiş bir argümana karşı çürütme yapmasını bekleyemeyeceğimiz için; çürütme başlığını başbakanın konuşmasında olamaz. Buna benzer şekilde yeni bir argüman veremeyecek olan muhalefet kapanış son konuşmacısının konuşmasında da yeni bir argüman başlığı olmasını bekleyemeyiz. Yine son konuşmacıların özet ( analiz demek daha doğru olur) bölümüne vereceği ağırlık da diğer konuşmacılarınkiyle karşılaştırılamaz.

Şimdi bahsettiğimiz bu bölümleri genel hatlarıyla inceleyelim.


A- PLAN

Bir münazırın konuşmasının ilk kısmını oluşturan planın en temel özelliği, konuşmanızın içeriğini kısaca ve etkili başlıklarla yansıtması itibarıyla jürinin sizi takip etmesini ve anlamasını kolaylaştırmasıdır. Konuşmanızın planı içerisinde o maçta vereceğiniz argümanlarınızı,takımınızın duruşunu genel hatlarıyla anlatabilirsiniz. Konuşmanın başında verilen iyi bir plan sayesinde her şey çok daha anlaşılır ve akılda kalıcı olacaktır. Verdiğiniz bu plan içerisinde argümanlarınızın kısa bir şekilde nedenselleştirmesini yapmanız ve konuya bağlamanız, yeni başlıklarınızın hangi sebeple bu maç içerisinde önemli olduğunu açıklamanız o gün belki de 4. maçına giren bir jürinin aklında konuşmanızın daha kalıcı olmasını sağlayacaktır . Vereceğiniz planı , bir tezin önsunumu ya da bir makalenin tanıtıcı paragrafı gibi düşünebilirsiniz .

Planınız içerisinde yapacağınız sıralamanızda argümanlarınızı önem sırasına göre tanıtmanız ve konuşmanız içerisinde de argümanlarınızdan önem sırasına göre bahsetmeniz plan verilmesinin amacına hizmet edecektir. Aksi takdirde son dakikalara bıraktığınız önemli bir argümana yeteri kadar vakit ayıramayıp onu detaylıca anlatamamak gibi sorunlarla karşılaşabilirsiniz. Unutulmamalıdır ki, maç içerisinde sizin duruşunuza ve konumunuza hayati derecede katkısı olan bir argümanın son dakikalara bırakılması ve/veya iyi anlatılamamış olması jüri tarafından hoş karşılanmayacak ve olumsuz değerlendirilecektir .

Yapılan , verilen ve uyulan bir planın başka bir artısı da konuşmanızın daha etkili ilerlemesidir . Plansız ve parça parça yapılmış bir konuşma, argümanların kalitesini düşürecek daha da önemlisi karman çorman olduğu için bağlantıların ve nedenselleştirmelerin tam anlamıyla kurulamamasına sebep olacaktır.

Maç içerisinde vermeniz gereken planın önemli unsurlarından biri de takım duruşunuzu açıkladığınız bölümdür. Yani konuşmanızın planını verirken takımınızın ve kanadınızın neden bugün tartıştığınız konuda böyle bir duruşu olduğunu , neden anlatacağınız argümanlarla geldiğinizi ve neden bu argümanlarda kesinlikle haklı olduğunuzu, karşı tarafın duruşlarının da sizin karşınızda nasıl zayıf olduğunu kısaca anlatacağınız bölümdür. ( Konuşmanızın planı içerisine dahil ettiğim bu kısım, planın asli unsuru olmasa da konuşmanızın çatısını oluşturacak nitelikte olduğundan planın içerisinde verilebilir.)


Bu bölümü toparlayacak olursak , plan ; “ ben size bugün nelerden ve ne sebeple bahsedeceğim” sorusuna yanıt vermek için yapılan bir girizgah gibidir. İyi bir plan, argümanlarınızı,çürütmelerinizi ve duruşunuzu en iyi şekilde tanıtacak halde olmalıdır.

Örneğin “zorunlu askerlik kaldırılmalıdır” maçı için basit bir muhalefet planı inceleyelim.
“ Sayın jürim hükümet ve muhalefet kanatları. bugün muhalefet kanadı olarak zorunlu askerliğin kesinlikle kaldırılmaması gerektiğini savunmaktayız. Şimdi, insanlara zorunlu olarak askerlik yaptırmanın insan haklarına aykırı olduğunu düşünen ve dünya gerçeklerinden bir hayli uzaklaşarak çözümün profesyonel ordularda olduğuna maalesef inanan hükümetin argümanlarına cevap verdikten sonra, kendi argümanlarımı 1- ülkemizde askerliğin işlevi, 2- profesyonel ordunun yetersizliği başlıkları altında anlatacağım. Birinci argümanımda, ülkemizde askere gidenlerin sadece ve sadece silah kullanmayı öğrenmediğini askerliğin aynı zamanda bir çok gencin okuma-yazma öğrendiği,meslek edindiği, ülkesini tanıdığı yani devletin diğer kurumlarının açığının kapandığı bir kurum olduğunu,ikinci argümanımda ise mevcut örnekleri incelediğimizde bir ülke savunması için profesyonel ordunun hiçbir zaman yeterli olamayacağını bu sebeple her devletin muhakkak vatandaşlarını askere alarak ülke savunmasına katkıda bulunmalarını sağlaması gerektiğini anlatacağım.”
.


Münazara maçına hazırlandığınız süre zarfında konuşmalarınızı biçimlendirirken öncelikle plan yapmamanız ve argümanlar üzerine düşünmeniz sizin yararınıza olacaktır. Önceliğinizi hemen bir şeyler yazıp çizmeye değil “verilen bu konuda ne tartıştırılmak isteniyor , tartışılmak istenen düzlemde hangi noktalar önemli, maç içerisinde çatışma noktası ne olabilir, ben bu konuya hangi noktadan yaklaşırsam daha sağlam argümanlar bulabilirim” şeklinde düşünmeye vermeniz avantajınıza olacaktır. Çalışmaya başlar başlamaz konuşmanızın içeriğini oluşturmadan aklınıza ilk gelen argüman başlıklarıyla bir plan yapmaya kalkışmanız ve kullanacağınız argümanların içeriğini de hemen bu başlıklarla doldurmaya çalışmanız sizin dezavantajınıza olacaktır. Çünkü böyle bir davranış her maçta ağızlara sakız olmuş klişe başlıkların ve argümanların verilmesine neden olacaktır.

Sözün kısası çalışma kağıdınızın başına geçer geçmez, her zaman verilen klasik plan başlıklarını sanki zorunluymus gibi (1- sosyal devlet,2- denetim 3-güvenlik vs.) şeklinde sıralamanız ve illa onlardan bahsetmeliymişsiniz gibi davranmanız düşüncenizi sığlaştırıp elinizi zayıflatacaktır. Konuşmanızı biçimlendirirken plana göre argüman bulmak yerine argümanlarınızı en iyi şekilde sunmanızı sağlayacak planı bulmanız daha akıllıca bir yol olacaktır.



B- ÇÜRÜTME

Çürütme de bir konuşma içerisinde muhakkak yer verilmesi gereken bir bölümdür. Aslında konuşmanızın bu bölümü karşı kanada bir cevap niteliği de taşıdığından çürütme yapmamanız demek karşı tarafın ortaya koyduğu duruşa, ve argümanlara cevap veremediğiniz, onların savunduklarında eleştirecek bir boşluk-çarpıklık ya da zayıflık bulamadığınız anlamına gelecektir. Ayrıca münazarada en önemli olan noktanın karşılıklı argümanları çarpıştırmak ve özellikle kilit noktalarda sizin söylediklerinizin karşı tarafın söylediklerinden çok daha önemli olduğunu ispatlamak olduğundan, çürütme yapmamanız karşı tarafın söylediklerinin her daim ayakta kalmasına imkan verecektir.

Bu noktada çürütme, sizden önce karşı kanat tarafından ortaya konulan duruşu ve anlatılan argümanları jürinin gözünde değersiz kılma çabasıdır. Çürütme yaparken dikkat edilmesi gereken iki nokta vardır . Bunlardan birincisi neye, ikincisi ise nasıl çürütme yapılacağıdır. Neye çürütme yapılacağı da kendi içerisinde gruplandırılabilir.
Birincisi karşı tarafın duruşuna yönelik olanlar
İkincisi ise argümanlarına yönelik olanlar.

Karşı tarafın duruşuna yönelik olan çürütmelerde rakibinizin genel prensibini ortadan kaldırmaya çalışırsınız. Argümanların üzerine kurulduğu duruşu çürütmek bir noktada argümanların da zayıflamasına neden olacağından oldukça önemlidir. Örneğin “İlköğretim 1,2 ve 3. sınıflarda ödev uygulaması kaldırılmalıdır” konulu bir maçta ödev vermenin çok yararlı olduğunu temel prensip edinen ve bunu anlatan bir hükümet takımı olsun. Daha sonra bu hükümet takımı 1-Öğrencileri ödevin motive ettiğinden, 2- Gelişim takibi açısından ödevin yararlı olduğundan bahseden iki tane argüman versin. Bu noktada karşılarına çıkan muhalefet takımı direkt argümanlara saldırmak yerine özünde ödev olgusunun kötü bir şey olduğunu anlatabilirse hem hükümetin duruşuna ciddi eleştiriler getirmiş olur hem de bu sayede hükümetin argümanlarını zayıflatmış olur.
Argümanlara çürütme yapılacağı zaman aralarından hangilerini seçeceğiniz –neye çürütme yapacağınız- oldukça önemlidir, neden? Şüphesiz ki çürütme yaparken önemli olan karşı tarafın her söylediğine laf yetiştirmek değil, maçın ekseni içerisinde karşı kanadın temel argümanlarını, onları sizin karşınızda avantajlı konuma getirebilecek argümanlarını ve dayanak noktaları olan duruşlarını yok etmeye en azından zayıflatmaya -çürütmeye- çalışmaktır. Maç içerisinde bu ayrımın yapılabilmesi için kürsüdeki konuşmacının planını, argümanlarını nedenselleştirmelerini iyi dinlemek yeterli olacaktır. Temel duruş ve argümanların dışında kalan ve görece konuyla alakalı olmayan başlıkların, dil sürçmelerinin çürütülmeye çalışılması vakit kaybından ibaret ve yararsız olacaktır.

Hem vakit kaybetmemek hem de isabetli çürütmeler yapabilmek için neye çürütme yaptığınız oldukça önemlidir. Bunun kadar önemli olan bir diğer nokta da nasıl çürütme yapıldığıdır.

Bir sonraki bölümde daha ayrıntılı göreceğimiz “argüman” çeşitli bölümlerden oluşmaktadır. Çürütme yaparken asıl saldırmamız ve vurmamız gereken nokta, bir argümanın nedenselleştirildiği ve sebep sonuç ilişkilerinin kurulduğu bölümdür. Aksi takdirde çürütmemiz işlevsiz ve-veya zayıf kalacaktır. Düşünelim ki , çok iyi ifade edilmiş,nedenselleştirilmiş , konuyla bağları kurulmuş üzerine de iki örnek verilmiş bir argüman ile karşı karşıyayız ve onu çürütmemiz gerekiyor. Bu durumda yapacağımız çürütme sadece o argümanın örnekleri üzerine olursa; sonucunda örnek çürütülse dahi tam olarak bir başarıdan söz edemeyiz. Çünkü, her ne kadar bir örneğin çürümesi o argümana bir darbe niteliği taşısa da, yıkılması için kesinlikle yeterli değildir .

Karşı kanattan çürütülmesi gerektiğini düşündüğünüz bir argüman ile karşılaştığınızda öncelikle karşı tarafın verdiği argümanı temellendirdiği sebepleri ve bu argümanı kendi duruşlarına ve konuya nasıl bağladıklarını, aradaki mantık zincirini nasıl kurduklarını kavramanız gerekir. Bundan sonra yapacağınız çürütmeler tam da bu noktalar üzerine olmalıdır.

Bu şekilde bir çürütme jüriye şu mesajları verebilir.
“ Bugün karşı tarafın bize getirdiği argüman, aslında kendi bahsettikleri ……….. sebepler nedeniyle de …… açısından bakıldığında da işlevsiz ve/veya geçersizdir.” Ya da, “Bugün karşı tarafın getirdiği argüman kurdukları ...... mantık açısından değerlendirildiğinde ….. şekliyle zayıf ve/veya alakasızdır” gibi.

Bir argümanı çürüttüğünüzü düşünüyorsanız ve bu konuda jüriyi de ikna ettiğinize kanaat getirdiyseniz artık üzerine konuşmaktan vazgeçebilirsiniz. “Aman da ne güzel konuşuyorum, jüri de beni anladı, ben buradan devam edeyim” demek ve aynı argüman üzerinden dakikalarca çürütme yapmak sadece ve sadece vakit kaybıdır. Aynı durum sizden önceki bir arkadaşınızın çürüttüğü bir argümanı sizin bir daha çürüttüğünüz durumlarda da geçerlidir. Başka birinin hanesine yazılmış bir çürütme siz de aynı argümanı aynı güzellikte ikinci kez çürütseniz dahi size bir katkı sağlamayacaktır.

Çürütme ile ilgili bir başka nokta da şudur ki , çürütme yalnızca karşı tarafın argümanını bertaraf etmek için yapılmaz. Öyle durumlar vardır ki , karşı tarafın ortaya koyduğu gerçekten mantıklı ve sizin de kabul edebileceğiniz ve/veya etmeniz gereken savlar olabilir . Böyle bir durumda karşı tarafın o noktada söylediklerinin kabul edilebilir olduğunu söyleyip buna rağmen sizin ortaya koyduğunuz şeylerin hala daha geçerli ve daha önemli olduğunu gösterebilirsiniz. Buna,her iki tarafın da aynı başlıkta verdiği kabul edilebilir argümanlardan size ait olanları üste koyma çabası da diyebiliriz .
Ancak bazen maç içerisinde öyle argümanlarla karşılaşabilirsiniz ki ,üzerine çürütme yapamayabilirsiniz. Böyle durumlarda eğer gerçekten çürütemeyecekseniz o argümanın üzerine gidip onu çürütemeyeceğinizi gösterip, jurinin ilgisini o argümanın üzerine daha çok çekip bir de üzerine vakit kaybetmek yerine direkt başka çürütmelere ya da kendi argümanlarınıza geçebilirsiniz .

Son bir hatırlatma da çürütme cümleleri ile ilgili olacak. Lütfen çürütme yaparken “ karşı tarafın söyledikleri gerçekten saçma” “ böyle şeylere kargalar bile güler” gibi soyut, aslında hiçbir anlam ifade etmeyen cümlelerden kaçının. Karşı tarafın söylediklerinin neden zayıf olduklarını açıklayan bir tarzda daha somut hareket etmeniz çok daha amaca uygun bir tutum olacaktır.


C- ARGÜMAN

Sözlük anlamı olarak argüman; tez,iddia,sav, kanıt kelimeleri ile de karşılık bulmaktadır. Bir münazara maçında belki de en çok dikkat etmeniz gereken nokta savunduğunuz fikri ve duruşunuzu iyi temellendiren , sebep-sonuç ilişkileri sağlam kurularak örneklerle desteklenmiş, tartışmanın odağına oturmuş mantıklı argümanlar (tezler) bulmaktır.

Fahiş hataların yapılmadığı bir maçta size maçı kazandıracak ya da diğer takımların önüne geçmenize en büyük katkıyı sağlayacak olan unsur argümanlarınızdır.

Bu konuda dikkat etmeniz gereken öncelikli nokta argümanlarınızın seçimidir. Münazara, yapması da değerlendirmesi de insan yorumuna bağlı olduğundan belki de hiçbir zaman herhangi bir konu üzerinde herkesin mutabık olduğu “en iyi argüman” olamayacaktır. Fakat temel olarak şöyle diyebiliriz ki, seçtiğiniz argümanın mantıklı, maçın zeminine oturabilecek ( çatışma noktalarından biriyse çok daha güzel) bir konusu ve tartışma konusu ile arasındaki sebep-sonuç ilişkisini sağlam kurabileceğiniz daha sonra da vereceğiniz örneğin tamamlayıcı ve destekleyici nitelikte olduğu bir anlatımı olmalıdır .

İkinci noktaya geçecek olursak, bulunan bir argüman nasıl anlatılır ? İdeal bir argümanın anlatılırken sahip olması gereken 3 aşaması vardır. ( Geçtiğimiz sene içerisindeki eğitimlerde Can Okar’ın anlattığı “sexi argument” kalıbını kullanarak açıklamaya çalışacağım ).

Bir argümanı hazırlarken ve daha sonra maç içerisinde jüriye sunarken argümanın en tepesinde durması ve doğal olarak anlatmaya başladığınızda ilk sırada yer vermeniz gereken şey argümanın duruşudur. Bunu da argümanın başlığı ile verebilirsiniz ( statement). Bu kısım çok fazla uzatılmamalı, diğer kısımlara göre daha kısa ve net, kendinden emin ifadelerle dolu olmalıdır. Argümanınıza inandığınızı belki de en iyi belli edeceğiniz bölümdür. Diğer bir deyişle bu kısım argümanınızı iyi açıklayan ve özetleyen bir slogandır. (Her ne kadar burada slogan kelimesini kullansam da münazarada sık düşülen hatalardan biri argümanları sadece ve sadece slogan atarak anlatıp temellendirmemek ve onları bu şekilde bırakmaktır. Bu sebeple hızlıca ikinci kısma geçmeniz gerekmektedir)

Daha sonra yapılması gereken şey biraz önce verdiğiniz başlığın, girişin açıklamasını yapmak; sebep sonuç ilişkilerini kurmaktır (explain). Burada dikkat etmeniz gereken nokta argümanı destekleyen örneklerin bu kısımda verilmemesidir. Yani örnekler, argümanınızın açıklayıcısı değil destekleyicisi konumunda olmalıdır. Açıklama; yakaladığınız bu noktanın neden önemli olduğunu, temellendirmesini, ne kazandıracağını anlattığınız alt bölümlerden oluşabilir.

Argümanınızın son kısmı ise tasvir edilen kısımdır.( illustrate) . Bu bölüm , açıklama kısmında anlatıklarınızı “işte bakın bu da söylediklerimin pratikteki karşılığıdır” şeklinde örneklendirdiğiniz bölümdür. Verdiğiniz argümanın çok soyut ve teorik kalmaması, daha iyi anlaşılması ve pratikte de uygulamasının olduğunun gösterilmesi açısından oldukça önemlidir.

Eklemeliyim ki , münazara maçlarında değerlendirme yapan juriler hiçbir şekilde kendi yorumlarını ve bilgilerini maçın içerisine dahil etmemekle yükümlüdürler. Yukarıda bahsettigim bölümler içerisinde, bıraktığınız boşlukları “her halde böyle söylemeye çalıştı” şeklinde doldurmazlar ve argümanınızı “iyi anlatılamamış , eksik bırakılmış “ şeklinde yorumlarlar. Nasıl ki çürütme yaparken , “ bu örnek çok saçma- karşı taraf yine uyduruyor” gibi cümleler çürütmeden sayılmıyor daha doğrusu temellendirilmediği için geçersiz sayılıyorsa, sadece örnekle anlatılmaya çalışılmış , sebep sonuç ilişkisi kurulmamış argümanlar da aynı statüde değerlendirilmektedir. Argüman anlatırken jüriyi hiçbir şey bilmeyen biri gibi düşünüp, bütün olay örgülerini açıklamak esastır.

Yeni boyut-açılım (Extension):

Yeni boyut-açılım konusu bir münazara maçının ikinci yarısının en önemli noktalarından biridir. Bu başlığa ilerleyen eğitimlerde daha geniş bir yer ayıracağımız için şimdilik kısaca bahsedelim.

Münazara maçını açılış ve kapanış şeklinde iki bölüme ayırırsak; jüri, münazaranın ikinci yarısındaki konuşmaları gerçekleştirecek olan kapanış takımlarından, ya açılış takımlarının o maçtaki konuya yaklaşımlarından daha farklı bir bakış açısı getirmelerini ya da açılış takımlarının kabaca değindiği fakat derinlemesine anlatmadıkları bir konuyu derinleştirerek analiz etmelerini beklerler. HK 1 ve MK 1 konuşmacıları, yeni boyutu ortaya koymakla yükümlüdür. Tavsiyem yeni boyutu getirecek olan konuşmacıların, yeni boyutlarının ne olduğunu konuşmalarının planında açık ve net bir şekilde çok fazla ayrıntıya girmeden anlatması ve daha sonra konuşması içerisinde vereceği argümanları arasında da onu öncelikli sıraya koymasıdır. Birden fazla yeni boyutları varsa da onları önem sırasına göre anlatmaları oldukça yararlı olacaktır.
Açılım konusuna bir örnek vermek için “Medya patronları medya dışı sektörlerden çekilmelidir.” konulu bir maçta HA takımının medyada tekelleşme, şeffaflık ve medya-siyaset ilişkisi başlıklı argümanlar getirdiğini düşünelim. Bu durumda tartışmaya yeni bir boyut kazandırmak adına HK takımı örneğin konuya medya patronlarının ellerinde bulunan sermayenin ekonominin geneline yaptığı etkiden söz ederek yaklaşabilir. Böylece açılış takımı konuya sadece medya açısından bakarken kapanış takımı maça yeni bir boyut kazandırmış olur.















D- ÖZET

Burada bahsi geçen özeti ikiye ayırmalıyız. Birincisi kürsüye çıkan her konuşmacının yapması gereken özet, ikincisi ise kapanış konuşmacılarının yapması gereken özet.

Bütün konuşmacıların yapması gereken özetten bahsedecek olursam; nasıl ki konuşmanızın başında bir plan verdiyseniz sonunda da aynı amaca yönelik bir özet yapmanız beklenir. Bu özet hem konuşmanızı toparlamak hem konuşmanız sırasında jurinin kaleminden kaçan noktaları hatırlatmak hem de konuşmanız içerisinde gerçekten önemli oldugunu düşündüğünüz belli başlı noktaların son bir tekrarını yapmak içindir. Bu özet “ben bugün size ne anlattım?” ın kısa bir cevabı niteliğindedir. Konuşmanız içerisinde önemli gördüğünüz ve sizi öne çıkaracağını düşündüğünüz noktaları hatırlatmak , karşı tarafın ise hangi noktada zayıf kaldığını bir daha göstermek için özet iyi bir fırsattır.

Özetin bir diğer olumlu katkısı da konuşmanız içinde yeterince iyi anlatamadığınızı düşündüğünüz bir argümanı, özet içerisinde ona biraz daha öncelik vererek daha iyi anlaşılmasını sağlamasıdır.( ama tabiî ki özet , bütün argümanların en baştan anlatıldığı ya da konuşma içerisinde “nasılsa özette tekrar anlatırım” denildiği bir bölüme asla dönüşmemelidir. )
İkinci tür özetlere ( son konuşmacıların yaptıkları analizler) başka bir eğitimde değineceğim fakat kısa da olsa bir açıklama yapmak elbette gereklidir.

Her ne kadar kapanış son konuşmacılarına genelde özet konuşmacıları dense de ben analiz konuşmacıları demeyi daha doğru buluyorum. Çünkü maç içerisindeki diğer konuşmacılar –konumları gereği- maçı bir yanından tutarken, analiz konuşmacıları konuya daha genel yaklaşıp geniş perspektifli bir konuşma yapıyorlar. Bu noktada özellikle dikkat edilmesi gereken husus son konuşmacıların kendilerini sekreter gibi değil analist gibi görmeleridir. Konuşmacıların ne dediklerini tek tek söylemek kesinlikle bir analiz konuşmacısının yapması gereken şey değildir. Elbette ki analiz konuşmacısı da karşı tarafın söylediklerinden alıntılar yapacak ya da onlara atıfta bulunacaktır, fakat bu söylenenleri tekrar dikte etmeye dönüşmemelidir. Yapılması gereken, çatışma noktalarını yakalamak ve onların üzerinden konuşmayı sürdürmektir.
















4- MÜNAZARA İLE İLGİLİ DEĞİNİLMESİ GEREKEN DİĞER NOKTALAR
Söz hakkı

Kürsüde bulunan konuşmacı konuşmasının 1. ve 6. dakikaları arasında karşı tarafa 15’er saniyelik konuşma hakkı verebilir. İdeal bir konuşmada 1-2 söz hakkı verilmesi uygundur ancak bu yönde herhangi bir zorunluluk bulunmamaktadır. Bu noktada söz hakkı verme başlığını söz hakkı veren ve alan olmak üzere ikiye ayırabiliriz. Ama öncesinde söz hakkını genel olarak değerlendirelim.

Söz hakkında 15 saniye içerisinde münazırların yaptığı iki şey vardır. Birincisi konuşmacıya soru sormak ikincisi de hala kendi savunduklarını jüriye anlatmaya çalışmak. İkincisinin yapılmasından kaçınmanızı tavsiye ederim. Çünkü yukarıda argüman başlığı altında anlattıklarımı hatırlanacağı gibi sağlam bir argümanın nedenselleştirmesini 15 saniyeye sığdırmak epey zor ve yapılması pek de mümkün olmayan bir iştir. Genelde bu 15 saniye içerisinde münazırların kendi derdini anlatmaya çalıştıkları noktalar ya zaten kendi konuşmaları zamanında jüri tarafından duyulmuş ve göz önünde bulundurulmuş ya da çok kısa anlatıldığı için kuvvetlendirilememiş dolayısıyla da göz önünde pek fazla bulundurulamayacak noktalardır.

Bunun aksine soracağınız bir soruyla karşı tarafın duruşuna ya da argümanına onların daha önce düşünemediği bir noktadan yaklaşıp onları sarsabilir ve belki çökertebilir en azından kafalarının karışmalarına sebep olabilirsiniz

Söz hakkı veren kişi açısından değerlendirecek olursak; kürsüde olan konuşmacı unutmamalıdır ki bu maç içerisinde kendini en özgür ve en güçlü hissetmesi gereken dakikalarının içindedir. Bu sebeple asıl otoriteyi kurması gereken, bir hışımla sürekli ayağa kalkıp söz isteyen ve bir türlü oturmak bilmeyen diğer münazırlar değil, konuşmacının kendisidir. Bu noktada ne zaman söz verilmesi gerektiğine de elbette kendisi karar verecektir. Söz isteyenleri oturtmaktan çekinmemelidir. Söz verirken de dikkat etmesi gereken nokta kendi konuşmasının ve kafasındakilerin dağılmayacağı bir anda konuşmacılara söz vermesidir. Örneğin siz çok önemli bir argümanı yüksek bir tempoda ve gayet güzel anlatırken alacağınız bir soru aklınızın karışmasına ve tekrar toparlanamamanıza yol açabilir.

Karşı tarafa söz vermek her zaman bir risk olsa da söz vermek, onlardan çekinmediğinizi, vermemek ise korktuğunuzu simgeleyebilir. Diğer yandan sorulan soru sizin bir noktayı daha iyi anlatmanıza veya daha önce aklınıza gelmemiş bir argümanın o anda oluşmasına vesile olabilir. Hem soruya iyi cevap verip hem de yeni bir açılım yakalamanız bir taşla iki kuş vurmanıza sebep olur.

Söz hakkı alan kişi açısından konuya yaklaşacak olursak. Maç esnasında söz almak istemeniz , maçtan kopmadığınızı ve maç içinde kaldığınızı gösterir ki bu , hem sizin adınıza olumlu bir durumken hem de karşı tarafın motivasyonunun düşmesine sebep olabilecek bir noktadır. Öte yandan yukarıda da bahsettiğim gibi soracağınız bir soru ile konuşmacının konsantrasyonunun bozulmasına, duruşunun ve/veya argümanlarının çökmesine-sarsılmasına sebep olabilirsiniz. Jüri, değerlendirmesinde sizin o anda sorduğunuz soruyla karşı tarafın çürümediğini düşünse bile (çürüyebilir de), o an kürsüde olan kişi panik anıyla sizin sorunuzu önemli zannedebilir ve üzerine saniyelerce konuşabilir. Bu da ciddi bir zaman kaybına, kendi söylediklerinin dağılmasına ve konudan kopmasına sebep olabilir. Hatta sorunuz yüzünden bulunduğu pozisyon gereği değinmemesi gereken noktalara değinebilir ve fahiş hatalar yapabilir. ( Örneğin başbakan değilse ve soru karşısında başbakanın getirdiği yasa tasarısına eklemeler yapıyorsa.)
Söz hakkı ayağa kalkılıp el uzatılarak konuşmacıdan istenir. Konuşma süreniz (15 saniye) dolduğunda zaman tutucudan uyarı alırsınız ve bununla birlikte konuşmanızı bitirmeniz gerekir. Ancak unutulmamalıdır ki size söz hakkı veren kişi sizin süreniz dolmadan da sizi oturtabilir (“hayır benim 5 saniyem daha var konuşacağım” gibi bir hakkınız bulunmamaktadır.) Maç içerisinde söz hakkı isterken konuşmacıyı rahatsız etmemek ise centilmenliğin gereğidir.

Konuşma tarzı

Münazarada ne söylediğiniz kadar nasıl söylediğiniz de şüphesiz ki önemlidir. Sonuç olarak yapmaya çalıştığımız şey bize verilen bir konuda kürsüye çıkıp yaklaşık olarak 7 dakika içerisinde söylediklerimizle haklılığımızı karşımızda oturan jürilere kanıtlamaktır. Böyle bir durumda yaptığınız konuşma sırasında heyecansız , hayattan ve konuşmaktan bezmiş enerjisi düşük bir görünüm içerisinde olmanız hem motivasyonunuzun düşmesine hem de jürinin sizi dinlerken sıkılmasına sebep olur. Bu sebeple münazarada içerik ve argüman kalitesi yanında konuşma şekli ve tarzı da önemlidir. Ancak konuşma tarzı insanın kişilik yapısıyla da alakalı bir durum olduğundan her münazırın kendine özgü bir tarzı olabilir. Kimisi hararetli ve yüksek sesle konuşmayı tercih ederken kimisi daha sakin kimisi agresif kimisi esprili bir tarzda olabilir. Bana kalırsa yine de her münazırın riayet etmesi gereken 3 özellik vardır diyebiliriz.

Bunlardan ilki düzgün ve akıcı bir Türkçe kullanımıdır. Bu kullanım hem konuşmanızın dinlenilirliğini sağlayacak hem de argümanlarınızın daha net bir biçimde anlaşılmasını beraberinde getirecektir. Konuşmanızın arasına yabancı kelimeler sıkıştırmak hoş bir intiba bırakmayacaktır.

İkinci olarak yapılması gereken jüriyle göz teması kurmaktır. Hem münazaranın doğası gereği karşı kanattaki münazırları ikna etmek imkansız olduğundan hem de karar mercii seyirciler ya da takım arkadaşınız değil de jüri olduğundan jüriye bakarak konuşmak oldukça önemlidir. (eğer siz sürekli juriye bakarsanız jüri de psikolojik olarak ister istemez kendini size bakmak durumunda hissedecektir). Böylelikle jürilerin sizin konuşmanıza daha fazla konsantre olmasını da sağlamış olursunuz.
Konuşma yaparken dikkat etmeniz gereken bir diğer önemli husus da söylediklerinize inanmanızdır. İster ateşli, ister sakin bir konuşmacı olun söylediklerinize öncelikle kendinizin inandığını kesinlikle ve kesinlikle göstermeniz gerekmektedir. Aslında bu tavrınız karşı taraf üzerinde de psikolojik baskı yaratacaktır. Hem jurilere hem de karşı kanada “ tabiî ki benim soylediklerim çok daha önemli” izlenimi verilmesi güçlü bir duruşu da destekleyecektir .


Takım – kanat uyumu :

Burada 2 farklı uyumdan bahsedeceğim .

Birincisi ; takım içi uyum . 2 takım arkadaşının çalışma sırasında bulduğu argümanları dengeli ve doğru paylaşması ve tabiî ki maç esnasında da söylediklerinin birbiriyle çelişmeyen argümanlar olmasıdır. Örneğin maça hazırlanılması esnasında 4 argüman bulunduysa bunların 3’ünü bir konuşmacının 1’ini diğer konuşmacının alması dengesiz bir durum oluşmasına sebebiyet verecektir. Bir konuşmacı 7 dakika içerisinde birçok şey anlatıp iyi bir konuşma yaparken takım arkadaşı belki süresini bile dolduramayacaktır.

Bir başka uyum noktası da paylaşılan argümanların maç içerisindeki değerlerine yöneliktir. Örneğin muhalefet açılış takımının ana duruşunu ortaya koyacak argümanın takımın birinci konuşmacısından gelmesi gerekmektedir. Bu argümanın 2. konuşmacıya bırakılıp 1. konuşmacının yan argümanlar vermesi hem uyumsuzluğa yol açacak hem de görev hatası yapılmasına sebep olacaktır. Aynı şey kapanış takımlarındaki yeni açılım durumu için de geçerlidir.

İkincisi ise kanat olarak ( muhalefet ve hükümet olmak üzere) takımların birbiri ile çelişen argümanlar vermemesidir. Yani kapanış takımları , kendi açılış takımlarının söylediklerini referans alarak onların oturttuğu düzlemde kendi duruşlarını inşa etmelidirler.

Bu konunun istisnalarına ve dikkat edilmesi gereken noktalarına bir sonraki bölümde değineceğim.



























5- MÜNAZIRLARIN POZİSYONLARINA GÖRE GÖREVLERİ

Bu bilgiler doğrultusunda bir münazarada yer alan münazaracıların görevleri pozisyonlarına göre genel olarak aşağıdaki gibi özetlenebilir.




Pozisyon Görev
Hükümet Açılış 1
(Başbakan) • Konuyu tanımlar
• Takımının & Hükümetin duruşunu gerekliyse yasa tasarısını , modeli açıklar
• Verilen başlığı (konuyu ,yasa tasarısını…) destekleyen ana argümanlar öne sürer
Muhalefet Açılış 1
• Tanımla-tasarıyla ilgili problemlere değinir.(varsa)
• HA 1’i çürütür
• Takımının ve muhalafetin duruşunu ortaya koyar
• Hükümet tarafından savunulan tezin neden geçerli olamayacağını anlatan ana argümanlar öne sürer.
• Yasaya ekleme yapamaz
Hükümet Açılış 2 • Muhalefeti çürütür
• Tasarılarını ve duruşlarını destekleyen yan argümanlarla takımının duruşunu geliştirir,güçlendirir.
Muhalefet Açılış 2 • Hükümeti çürütür
• Argümanlarla takımının duruşunu geliştirir,güçlendirir.
Hükümet Kapanış 1 • Muhalefeti çürütür.
• Takımının getirdiği yeni boyutu açıklar.
Muhalefet Kapanış 1 • Öncelikle HK 1’in yeni açılımı olmak üzere hükümeti çürütür.
• Takımının getirdiği yeni boyutu açıklar•
Hükümet Kapanış 2 • Öncelikle MK 1’in yeni açılımı olmak üzere muhalefeti çürütür.
• Ağırlığı kendi takımının yeni açılımına daha sonra hükümetin genel duruşuna ve argümanlarına vererek münazarayı hükümet gözüyle özetler.
• Tüm bunları yaptıktan sonra yeni argüman verebilir.

Muhalefet Kapanış 2 • Hükümeti çürütür.
• Maçta daha önce bahsedilmemiş yeni bir argüman veremez.
• Maçı , üzerinde en çok durulan kilit noktalardan ele alarak analiz eder ve özetler.
• İstenen ; kilit noktalarda neden muhalefetin kazandığını ve bu kazanım sırasında kendi takımının neden daha önemli olduğunu açıkça anlatmasıdır.


Yukarıdaki görevler dışında her konuşmacı, konuşmaya başlarken kendi konuşmasının planını vermeli ve konuşmasının sonunda da özetini yapmalıdır. Bu tabloda konuşmacıların yapması gerekenler genel olarak anlatılmıştır. Ayrıntılı açıklamalar başka eğitimlerin konusudur.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder