ULUDAĞ MÜNAZARA TOPLULUĞU

Merhaba arkadaşlar!.

Uludağ Münazara Topluluğu kuruldu!.



10/26/2009

MÜNAZARA EĞİTİMİ

Selçuk Üniversitesi Münazara Toplulugu
Ankara Bölge Ligi # 1nci Tur
Münazara Turnuvası Egitimi

2-3-4 Subat 2007

Erdem DEMRBAS tarafından hazırlanmıstır.

“Süphe yok ki kibir benim en sevdigim günah”
(Seytanın Avukatı filminden)

Münazaranın matematik gibi formüllere ve kesin kurallara sahip olmadıgı bu isi
yapanlar tarafından kabul edilen bir gerçektir. Bu yüzden münazara degerlendirmelerinde
farklılıklar hatta anlasmazlıklar olması gayet normaldir. Fakat üslupta ve anlayıstaki
farklılıklar aynı zamanda münazaranın dinamik yapısını kaybetmemesini saglar.
Diger yandan münazarada tek bir kisinin çıkıp da tüm dogruları anlatarak sihirli bir
formül vermesi de mümkün degildir.
Benim bu yazdıklarımla amacım da sihirli bir formül vermek degil. Fakat
Türkiye’deki münazara tarihine göre uzun sayılabilecek 4 yılda ögrendiklerimi özellikle
münazaraya yeni baslayanlar için kagıda dökmek istedim.
Türkiye’de birçok kisi münazarayı çok iyi bildigini ve çok iyi ögrettigini iddia etse de
yazılı kaynaklarımızın sayısı bir elin parmaklarını geçmiyor. Burada yazılanlar umarım
münazaraya yeni baslayanlara faydalı olur ve umarım yıllardır bu iste çok iyi oldugunu
savunup geride münazaradaki bilgileriyle ilgili bir tane somut belge bırakmayanlara da
bir tesvik olur.
Birincisinden daha umutluyum.
Erdem DEMRBAS

“Tarih, devrime ugrayanı restore eden tanrıdır.”
Carl Schmitt

1) PLAN VE ÖZET
Bu iki kavram münazarayı begenmeyip bırakanlar tarafından en çok suçlanan
kavramlar olmustur. Münazarayı mekaniklestirmekle ve belli bir kalıba sokulmasına
sebep olmakla itham edilmislerdir. Fakat münazarayı bir kahve sohbetinden ayıran en
önemli özelliklerden ikisidir konusmanıza baslarken plan vermek ve bitirirken özet
yapmak. Sadece münazaranın degil aynı zamanda profesyonel sunumların da önemli
bir parçasıdır plan ve özet. Bir konusmanın üç “anlat” ından ikisidir.
- Ne anlatacagını anlat(plan)
- Anlat
- Ne anlattıgını anlat(özet)

a) PLAN
En yaygın plan sekli “ Bugün size konusmamda iki seyden bahsedecegim. Bir …
iki …” gibidir. Bu sekle yanlıs diyemeyiz ama eksik oldugu bir gerçektir*. Plan sizin
konuya nasıl baktıgınızı, hangi noktaların bu münazara maçında mutlaka
konusulmasını istediginizi göstermek için güzel bir fırsattır. Üstelik konusmanızda
bahsedeceginiz argümanlarınızı 2-3 cümleyle jüriye sunmanıza imkan verir.
Örnek: Konu: Kadınlara siyasette pozitif ayrımcılık yapılmalıdır.
MA 1: Sayın jüri degerli arkadaslar. Bugün siyasette esitligi saglamak adına
asıl esitligi, fırsat esitligini ortadan kaldıran ve bir insana vasıflarından dolayı
degil sadece cinsiyetinden dolayı bir ayrıcalıgı veren, üstelik bu ayrıcalıgı
kadına, erkegin elinden bir hakkını alarak veren bir hükümeti dinledik. Bugün
muhalefet tarafı olarak her ne amaç için olursa olsun bir kadına sırf kadın
oldugu için ayrıcalık tanıyamayacagımızı ve sırf kadın milletvekili ve bakan
sayımız az diye tepeden inme kadın milletvekilleri ve bakanlar
yaratamayacagımızı savunacagız. Bugün konusmamda basbakanın tezlerine
cevap verdikten sonra neden bu öneriyi kabul edemeyecegimizi size iki
gerekçe sunarak anlatacagım. Birincisi sadece milletvekilligi için degil tüm
meslekler için bir görevi alabilmenin tek sartının o görevi yerine getirebilecek
vasıflara sahip olmak oldugunu, cinsiyetin bu konuda belirleyici olmaması
gerektigini anlatacagım. Sadece kadın oldugu için öne çıkan kisilerin
yaratacagı mesruiyet sorununu ve görevini tam olarak yerine getirip
getiremeyecegiyle ilgili kuskuların nasıl ortaya çıkacagını anlatacagım. kinci
olarak da kadınlara öncelik tanınırken arka planda kalan ve sahip oldukları
seçme ve seçilme hakları ellerinden alınan erkek siyasetçilerin yaratacagı
sorundan bahsedecegim. Bu durumun nasıl bir fırsat esitsizligi yaratacagını
sizlere gösterecegim.
Bu okudugunuz kısmı bir münazara maçında söylemek yaklasık 1 dakika 15
saniyenizi alır(Ben söyledim o kadar tuttu). Bu planı veren konusmacı aslında birçok

* Bu tip plan verenler “Akıl Oyunları” filminde John Nash’in önce kur yapması gereken bir kadına “Bu süreci geçip direk sıvı
transferine baslasak nasıl olur?” hareketine benzer bir sey yaptıklarının farkında olsunlar bence. Tavsiyem önce kur yapın ve o
anın keyfini çıkarın. Argümanı eninde sonunda anlatacaksınız zaten!

“Sürekli tatilde olmak cehennemin iyi bir tanımıdır”
B. Shaw

sey yaptı 75 saniye içerisinde. Hem anlatacagı argümanların ne olduguyla ilgili bizde
bir izlenim uyandırdı, 2-3 cümleyle bir ön sunus yaptı ve sadece argümanlarının
baslıgını söyleyip geçmedi. Ayrıca konusmanın basında muhalefet açılıs takımının
konuya nasıl yaklastıgını ve durusunun ne oldugunu belirtti. Bu konudaki en önemli
kaygılarının ne oldugunu, neden bu önergenin geçmesini istemediklerini birkaç
cümleyle jüriye aktardı. Plan sadece konusmanızda nelerden bahsedeceginizi
anlattıgınız kısım degildir. Durusunuzu, konuya yaklasımınızı gösterir. Bu konuya
muhalefet ederken neyi önemsediginizi ve hangi noktaların sizin için öncelikli
oldugunu gösterir.

b) ÖZET

deal bir konusmada plan ve özet kısımları birbirine çok benzer(özet biraz daha
kısa olabilir). Bu ideal durumu bozabilecek iki sey vardır.
Birincisi eger konusmanızda iki argümandan bahsetmisseniz ama birini yeteri
kadar iyi sunmadıgınızı düsünüyorsanız(zaman sıkıntısı vs.) özette bu argümanı biraz
öne çıkarabilir ve argümana birkaç cümle daha ekleyebilirsiniz. Fakat bu sadece
islediginiz kabahatin derecesini azaltır. Siz en iyisi konusmanızda argümanlarınızı iyi
anlatın.
kincisi eger konusmanız sırasında özette bahsetmeniz gerekecek önemli bir sey
olmussa(güzel bir soru ve tabi ki sizin verdiginiz güzel bir cevap) özetinizin içine
dahil edebilirsiniz. Özet çogunlukla konusmacılar tarafından çabukça söylenip
geçistirilir ve genelde jürilerin özetleri pek dinlemedigi düsünülür. Özet,
konusmanızın jürinin aklında iz bırakması için önemli bir fırsattır ve unutmayın ki iyi
jüriler kagıtlarını düzeltirken de sizi dinleyebilirler.

2) ARGÜMAN

ki sayfadır sık sık “argüman” kavramını kullanıyoruz ama nedir bu argüman
dedikleri? Bu karizmatik kelimenin Türkçesini söyleyince tüm havası söner ve
aslında ne kadar basit bir kavram oldugu anlasılır: Sav(veya gerekçe).
Argüman sizin neden o gün hükümette ya da muhalefette oldugunuzu, neden bu
konuyu savundugunuzu ya da ona karsı çıktıgınızı anlattıgınız gerekçedir.
Bir konusmayı iyi bir konusma yapan en önemli etmendir “iyi argüman”. Bir
argümanı iyi bir argüman yapan etmenler de iki tanedir. Birincisi sundugunuz
gerekçenin konuyla alakalı, mantıklı ve güçlü olmasıdır. Fakat maalesef bir
münazaracıya hangi argümanın iyi hangi argümanın kötü oldugunu ögretmek
neredeyse imkansızdır. Bu daha çok tecrübeyle, çok maç yapmakla gelistirilebilecek
bir özelliktir. Üstelik tecrübeli münazaracılar arasında da genel geçer bir “iyi
argüman” kriteri olmadıgını düsünürsek bu durumu ögretmenin ne kadar zor
oldugunu daha kolay anlarız.
Fakat ikinci kısım olan “argümanın iyi anlatılması” ile ilgili birkaç sey
söyleyebiliriz.
Bir gerekçeyi iyi sunabilmeyi saglayan en önemli etmen iyi bir sebep-sonuç
iliskisi kurabilmektir. O gerekçenin konuyla neden ilgili oldugunu, nasıl sonuçlara yol

“ Haberin degeri yeni olma özelligi tasıdıgı zaman dilimiyle kısıtlıdır.
Haber anlık bir olgudur ve yayıldıgı ölçüde haber olmaktan çıkar.Diger
bir deyisle haber dogası geregi yayılarak bindigi dalı keser.”
Walter Benjamin

açacagını ve neden sizin tarafınızı(hükümet-muhalefet) destekledigini anlatmanız
beklenir bir argümanda. Birkaç örnegin faydalı olacagını düsünüyorum.
Örnek 1: Konu: Merkez Bankası’nın Özerkligi Kaldırılmalıdır(Maalesef ki ktisat
ögrencisiyim!!!)
Hükümet Argümanı: -Seçilmis hükümetin sonuçlardan sorumlu olması ama tüm
yetkiye sahip olmaması.
Sayın jüri bildiginiz gibi 2001 krizinden sonra Merkez Bankası’na özerklik
verilmis ve para politikasının araçları olan faiz ve kurların kontrolü Merkez
Bankası’na teslim edilmistir. Özerklik çerçevesinde hükümetin bu konularda
MB’ ye yönlendirmede bulunması ve bu politikalarda fikir belirtmesi
yasaklanmıstır. Fakat bilindigi gibi ekonomi politikası bir bütündür ve tüm
faktörler bir araya getirilerek bir politika belirlenir. Bu politikanın iyi veya kötü
sonuçlar dogurması siyasi iktidarın sorumlulugundadır. Halk seçimle bir veya
birkaç partiyi iktidara getirmis ve ülke yönetiminden sorumlu tutmustur.
Ekonomi de bu yönetimin bir parçasıdır ve ekonomi iyiye gittiginde siyasi
iktidar bir sonraki seçimde halk tarafından ödüllendirilir, kötüye giderse
cezalandırılır. Yani her iki durumda da sorumluluk siyasi iktidarındır(Konuyla
neden ilgili oldugu).
Fakat eger MB özerk kalmaya ve para politikasına bagımsız olarak yön
vermeye devam ederse siyasi iktidar ekonomi politikasına tamamen yön
veremeyecektir. Sadece vergiler, hükümet harcamaları gibi konularda
ekonomi politikasına yön verecek fakat faiz ve kurlara hiç karısamayacaktır.
Bu da istedikleri politikaları gerçeklestiremeyecekleri anlamına gelir(Nasıl
sonuçlar doguracagı).
ste bu sebeple bir politikanın sonuçlarına katlanacak olan
kurumun(hükümetin) o politikanın tüm araçları üzerinde kontrol sahibi olması
gerektigine inanıyoruz. Eger o hükümet seçimle is basına gelmisse, halk
tarafından o sorumluluk ona verilmisse ve bir dahaki seçimde bu
sorumlulugun ne kadarını yerine getirip ne kadarını yerine getiremediginden
dolayı hesap verecekse tüm araçları kontrol edebilmedir, etmelidir(Neden bu
gerekçe hükümeti destekliyor).
Örnek 2: Konu: TRT özellestirilmelidir.
Muhalefet Argümanı: - TRT’nin reyting kaygısı gütmemesi ve bu sayede diger
kanalların gösteremedigi programları gösterebilmesi.

“ nsanları bir arada tutmak ve sadakatlerini saglamak için bir
prens, zalim bir adam olarak anılmaktan rahatsızlık duymamalıdır”
Machiavelli

Sayın jüri bugün televizyon kanallarının en büyük finansal kaynagı reklam
gelirleridir ve kanalların reklam gelirlerini arttırabilmelerinin en önemli sartı
seyredilme oranlarını yüksek tutup, reklam verenleri cezp etmeleridir.
Bu amaçla kanallar halkın çogunlugunun takip ettigi programlara agırlık verip
tek tiplesirler. Fakat azınlıkta olsalar da kültür-sanat programlarını seyretmek
isteyen ya da çogunlugun tercih etmedigi programları tercih eden, futbol maçı
yerine buz pateni gibi, insanlar da vardır(konuyla neden alakalı oldugu).
TRT ise özel kanallardan farklı olarak gelirlerinin büyük kısmını devlet
desteginden saglar. Bu, TRT’ye çok seyredilme kaygısı tasımama ve
programlarını sadece çogunlugun taleplerine göre ayarlamama olanagı verir.
Azınlıgın talep ettigi kültür-sanat programları,egitim programları vb.
programları yayınlama fırsatı verir. Bu hem TRT’yi tek tiplesmekten kurtarır
hem de sırf çogunluk olmadıkları için talep ettikleri programları seyredemeyen
insanlara imkan yaratır. Ayrıca bu programların faydalı oldugu da yadsınamaz
bir gerçektir.
Fakat eger TRT özellestirilirse diger tüm kanallar gibi reyting kaygısı güdecek
ve varlıgının devamı için sadece çogunlugun seyredecegi programlar
yapacaktır(Nasıl sonuçlar doguracagı).
Biz muhalefet tarafı olarak TRT’nin televizyon kanalları içindeki ayrı yerini
koruması gerektigine inanıyoruz. Bu yüzden devletin yaptıgı bu harcamanın
gerekli bir harcama oldugunu ve faydalarından dolayı vazgeçilemez bir
harcama oldugunu düsünüyoruz. Halka faydalı olan programların varlıgı
için,televizyonda çesitlilik için ve azınlıgın taleplerini karsılamak için TRT
özellestirilmemelidir.
Bu iki örnegi okurken zaman zaman sıkılmıs olabilirsiniz. Bazı kısımlar size
gereksiz ve bos yere söylenmis gelebilir(gerçekten böyle olabilir). Fakat bir münazara
maçında jüriler tarafsız oldukları için sizin her seyi açıklıkla ve hiçbir süpheye yer
bırakmayacak sekilde anlatmanızı isterler. Diger bir deyisle “aptala anlatır gibi”
anlatmanız beklenir. Çünkü jüriler kendi kafalarında kurduklarına göre degil sizin
anlattıklarınıza göre karar verirler.*
Ayrıca jüriler inanın çok tembel insanlardır. Kim onlara daha açık, sade, basit
anlatmıssa o tarafı severler ve “Bunlar bizi hiç ugrastırmadı, dertlerini açık seçik
anlattılar” deyip sizi iyi bir yere koyarlar.
Argüman konusunda iki önemli uyarıyla bu faslı kapatayım. Birincisi
argümanlarınızı seçerken ilk kriteriniz lütfen o argümanın mantıklı olup olmadıgı
olsun. Eger bir argümana tarafsız olarak baktıgınızda size mantıksız geliyorsa maçta
onu kullanmayın. Önce mantıklı olduguna, söylenebilir olduguna kanaat getirin sonra
bulundugunuz pozisyon için isinize yarayıp yaramayacagına bakın.

* Futbol tabiriyle konusacak olursak jüriler gördüklerini çalmak zorundadır.

“Her çekilmemis fotograf eninde sonunda çekilecek bir fotograftır
Gelin görün ki eninde sonunda çekilen hiçbir fotograf daha önce
kaçırılmıs bir fotograf fırsatının yerini dolduramaz. Kim olursanız
olun aynı fotografı iki kez çekemez, aynı fotografa iki kez giremezsiniz”
Eyüp Özveren
kinci olarak bazen münazarada argümanlar fazla teorik ve soyut kalabilir. Bunu
somutlastırmak için örnekler kullanabilirsiniz. Bu örnekler gündelik hayattan ya da
güncel bir haberden alıntı seklinde olabilir. Kendisi çok iyi bir münazaracı olan
arkadasım Robert Ustian’ın benzetmesiyle argümanda teori yemegin katı kısmı
örnekler de sulu kısmıdır. kisinin arasında iyi bir denge tutturmak gerekir. Yemek ne
bogazımıza dizilmeli ne de çorbaya benzemelidir.

3) ÇÜRÜTME

Birçoklarına göre münazaranın en keyifli kısmıdır. yi bir argüman anlattıgını
düsünüp koltuguna rahatça yerlesen konusmacıya cevabı yapıstırdıgınızda
koltugundan fırlayıp çaresizce söz hakkı istemesi insana büyük keyif verir.
Koltugundan kalkamayacak kadar kötü olmussa o tadından yenmez zaten.
Fakat bir çürütmeyi “iyi bir çürütme” yapan iki sey vardır argümanda oldugu gibi.
Birincisi hangi argümana çürütme getireceginizi,nelere cevap vereceginizi iyi
belirlemeniz gerekir. Eger sizden önceki konusmacı 1980 darbesinin tarihine 12 Eylül
yerine 12 Kasım demisse bunu düzeltip onunla dalga geçmeye vakit ayırmanız
gereksizdir. Jüriler degerlendirmelerinde takımların ayakta kalan argümanlarına
baktıkları için ilk amacınız karsı tarafın getirdigi argümanlara, konusmalarında
agırlıklı bahsettikleri temel noktalara cevap vermek, onları çürütmek olmalıdır(Bunlar
konusmacı basına 2-3 civarındadır). Sizin de yeni argümanlar getireceginizi
düsünürsek zamanınızı iyi degerlendirmeniz gerekir. Bu yüzden önerim rakiplerinizin
özellikle planlarını çok iyi dinleyin ve ana noktaları not alın. Çürütmelerinizi de tıpkı
argüman anlatır gibi sırayla yaparak sunun.
Neleri çürüteceginizi belirledikten sonra bunu “nasıl” yapacagınız önemlidir. Eger
bir argüman sebep-sonuç iliskisi kurularak anlatılmıssa bunu çürütmenin tek yolu bu
sebep-sonuç zincirini kırmaktır. Nasıl ki bir argümanda sonuçtan önce sebebi
anlatmak gerekir, çürütme yaparken de sonucu çürütmeden önce sebepten baslamak
gerekir. Yoksa “Sayın jüri Allah sizi inandırsın bunlar yalan söylüyor” diyerek bir
argüman çökmüyor. Daha önce anlatılan iki argümanı çürüterek örnek vermis olalım.
Örnek 1: - Seçilmis hükümetlerin sonuçlardan sorumlu olması ama tüm yetkiye sahip
olmaması

Çürütme: Sayın jüri arkadaslar sorumlu olmak-yetkiye sahip olmak konusunu
öyle bir anlattılar ki eger dediklerini kabul edersek ülkede yerlesik bir
bürokratik kadro olmaması gerekir. Siyasiler yönetime geldiklerinde her seyi
kendileri yapamayacakları için uzmanlara ihtiyaç duyarlar. Ekonomi de
uzmanlara ihtiyaç duyulan alanlardan biridir. Bir kurumun verimli çalısabilmesi
için de bünyesindeki uzmanların uzun süredir o isle mesgul olması, tecrübeli
“Tabular onu tabu kabul edenler tarafından incelenemez. Yürekler
heyecandan o denli çarpar ki beyin isleyemez. Bir insanı bastan tabu
kabul ederseniz onun fikir ve eylemlerini incelerken “Essiz nsan”
türünden övgüler sıralamaktan öteye gidemezsiniz.”
Baskın Oran
olması gerekir. Eger arkadasların dedigini kabul edecek olursak her iktidar
kendi uzman kadrosunu basa getirecek ve MB iktidarla iyi anlasan ama
Merkez Bankacılıgı konusunda tecrübeli olmayan uzmanlardan olusacaktır.
Bugün her ülkede herhangi bir siyasi partiyle iliskisi olmayan kurumlar ve
uzmanlar bulunur ve devlet yönetiminin devamlılıgını saglamak için bu kisi ve
kurumlar siyasi iradeden bagımsız olmalıdır.

Örnek 2: -TRT’nin reyting kaygısı gütmemesi ve diger kanalların yayınlamadıgı
programları yayınlaması.
Çürütme: Sayın jüri arkadasları dinleyince sanki özel kanalların hiçbirinde
kültür-sanat programları yayınlanmıyormus gibi bir hava dogdu ama bu büyük
bir abartıdır. Bir kere zaten insanlar kültür-sanat programlarını talep ediyorsa
özel kanallar bunu kar amacıyla karsılarlar. Fakat açık ögretim programları ve
az seyredilen sporları hali hazırda TRT yayınladıgı için ayrıca baska bir
kanalın göstermemesi normaldir. Eger TRT olmasa ve gerçekten yeteri kadar
insan bu programları talep ediyorsa özel kanallar bunları yayınlar. kincisi
televizyon kanalları halka ragmen degil halk için yayın yaparlar ve kitlesel
yayın yaparlar. Hiçbir televizyon kanalının halka sekil verme hakkı yoktur ki
devlet televizyonunun en önemli amacı budur. TRT’nin su anda gösterdigi
programlar bir ulusal kanalda gösterilmesini gerektirecek kadar ilgi görüyorsa
özel kanallar zaten bu boslugu dolduracaklardır.
Yukarıdaki örneklerin özellikle ikincisinde farklı bir durum söz konusu.
Çürütmeler sadece karsı tarafın mantıksız oldugunu göstermekle yapılmayabilir. TRT
maçında bir taraf “yeterli derecede talep varsa bir program yayınlanmalıdır” derken
digeri “ küçük bir kesim talep ediyorsa bile yayınlanmalıdır” diyor. kinci çürütmenin
son kısmında çürütmeyi yapan kisi duruslar arasındaki farkı göstererek karsı tarafı
elestiriyor. Her iki durus da kendi içinde mantıklı ve tutarlı. Bu tür durumlarda hangi
taraf durusunu jüriye kabul ettirmisse o taraf öne çıkar.
Çürütmelerle ilgili son bir uyarıyla diger kısma geçelim. Bir münazara maçında
karsı tarafın her argümanını çürütmek isteyebilirsiniz ama bazen iyi cevaplar
bulamazsınız. Eger vereceginiz cevabın zayıf oldugunu düsünüyorsanız
baltayı(çürütmeyi) tasa(güçlü argümana) vurmayın. Hem zaman kaybetmeyin hem de
o argümanın gerçekten güçlü oldugunu bir daha göstermeyin. Bazı seyler
kaçınılmazdır, keyif almaya çalısın.

4) SÖZ HAKKI

15 saniyede bir maçın sonucunu degistirebilir misiniz? Ben degistigini çok
gördüm bu yüzden “söz hakkı” diye ayrı bir baslık açmak istedim.
Birkaç önemli nokta var bahsetmek istedigim.
“Bireyler özgürlüklerini aslında kendi öz iradelerinden baska bir sey
olmayan genel iradeye teslim edecekleri için kisisel özgürlüklerinden
vazgeçmis olmayacaklardı.”
J.J.Rousseau(Demokrasiye geçis için)
Birincisi söz haklarınızı daha çok soru sormak için kullanmanızı öneririm. Eger
yorum yaparsanız kürsüdeki size tesekkür eder ve konusmasına devam eder. Fakat
soracagınız iyi bir soru kürsüdekini sasırtır, baskı altına alır ve cevap veremezse
konusmasının geri kalanına zarar verir. yi bir soru degilse bile zamanını almıs
olursunuz kürsüdekinin(eger bir cevap vermisse oturur kalırsınız tabi).
kincisi söz hakkı almak sizin kafaca maçta oldugunuzu gösterir. Sadece
konusmayı yapıp oturmak zaten herkesin yaptıgı seydir. Söz hakları sizin öne
çıkmanıza yardım eder.
Söz hakkı verme kısmına gelirsek… Kötü bir sürprizle karsılasma ihtimaline
ragmen konusmanızda mutlaka söz hakkı verin. Söz hakkı vermemeniz sizin karsı
taraftan çekindiginiz izlenimi verir. Ama söz hakkı verirken yapmamanız gereken en
önemli sey sözünüzü bölüp bu hakkı vermektir. Anlatacagınız seyi anlatın veya
cümlenizi bitirin sonra söz hakkını verin.

“Tarih kadın gibidir. Sertlige ve cesarete boyun eger.”
Machiavelli

HÜKÜMET AÇILIS 1(BASBAKAN)

Bir münazara maçında basbakan olmak tıpkı gerçek hayatta oldugu gibi zor bir
istir. Söyledikleriniz tüm maç boyunca çürütülmeye çalısılır, konusmanızı en basta
yaptıgınız için tek yapabildiginiz söz hakkı istemektir vs. Ama isinizi iyi yaparsanız
rakiplerinizi zora sokarsınız.
lk yapmanız gereken konuyu “tanım”lamaktır. Ama konuyu tanımlamak birçok
yeni münazaracının yaptıgı gibi konunun içinde geçen kelimeleri tanımlamak(sözlük
anlamına göre) degildir.*
Konuyu tanımlamak demek konuyu nasıl ele aldıgınız, o gün salonda neyin
tartısılmasını istediginizi belirtmek demektir. 3 farklı örnekle anlatalım.
Örnek 1: Konu: Siyasi partilere hazine yardımı yapılmamalıdır.
Sayın jüri sevgili arkadaslar bugün hükümet tarafı olarak seçimlere katılan
partilere verilen hazine yardımının kaldırılmasını savunuyoruz. Partiler seçim
harcamalarını kendi kaynaklarıyla finanse etmeli ve bu konuda devlet yardımı
beklememelidir.

Örnek 2: Konu: Ülke yöneticilerinin özel hayata sahip olma hakkı vardır.
Sayın jüri degerli arkadaslar hükümet açılıs takımı olarak inanıyoruz ki ülke
yönetiminde söz sahibi olan siyasilerin her ne kadar toplumun tamamını
ilgilendiren bir meslek sahibi olsalar ve yasamları halk tarafından merak
edilse de her insan gibi özel hayata sahip olma ve bunu gizli tutma hakkı
olmalıdır. Bu amaçla hükümet olarak yazılı ve görsel basında siyasilerin is
yasamları dısındaki hayatlarıyla ilgili haber veya görüntü yayınlanmasını
yasaklıyoruz.

Örnek 3: Konu: Hükümet savunur ki “Ne olursan ol yine gel”
Sayın jüri hükümet olarak Mevlana’nın bu sözünü seçimlerde uygulanan %10
luk ülke barajıyla bagdastırıp söyle bir tanımlamaya gidiyoruz: Bizce partiler
aldıkları oy ne olursa olsun herhangi bir baraj uygulaması olmadan aldıkları
oy oranında mecliste kendilerini temsil edebilmelidir. Tüm partilere “Ne
olursanız olun gelin” diyoruz ve seçimlerdeki ülke barajını kaldırıyoruz.
1.örnekte konu neredeyse tanımlamaya gerek kalmayacak kadar açık bu yüzden
tanım neredeyse konunun aynısı. 2. örnekte ise “özel hayata sahip olmak” tabirini
açıklayıp(is hayatı dısında) bunun hangi metotla(haber ve görüntülerin yasaklanması)
yapılacagının açıklanmasına ihtiyaç var. 3. örnek ise münazarada artık pek sık
rastlamadıgımız açık konu örnegi. Bu konuyu herhangi bir noktaya çekmek tamamen

* Gerçi yeni münazaracılar da bu isi eskilerden ögrendigi için hata sadece onların degil.

“ Medeniyeti idrak ihtirasla mümkündür. Batı medeniyetini kendimizden
utanacak kadar ihtirasla sevmeseydik idrak edemezdik.”
Yahya Kemal

HA’nın inisiyatifindedir(Tabi ki makul ve verilen konuyla iliskilendirilecek sekilde
olmalı).
Tanımla ilgili söylenmesi gereken en önemli sey Basbakan konusmasının ilk 1
dakikası içinde tanımın verilmesi gerektigidir. Çünkü bir an önce o maçta neyin
tartısılacagı ortaya konulmalı ve maçın zeminiyle ilgili herhangi bir süpheye yer
bırakılmamalıdır.
Bir de hükümet açılıs ilk konusmasında bazı konular için neyi yapacagınızı
anlatmak yeterli degildir. Getirdiginiz önergeyi nasıl gerçeklestireceginizle
ilgili(model) açıklama yapmak zorunda kalabilirsiniz. Yukarıdaki örneklerde modeli
bir veya iki cümleyle anlatmak mümkündü ama bir de söyle bir örnek var:

Konu: Hükümet Irak’ın bölünmesini destekliyor(Aman Allah korusun!)
Sayın jüri hükümet açılıs takımı olarak etnik ve dini farklılıklardan dolayı tek
bir merkezi devlet altında yasaması mümkün olmayan Irak halkının
çogunlugunu olusturan 3 grup olan Siiler, Kürtler ve Sünnilerin çogunlukta
oldukları bölgelerde kendi özerk yönetimlerini olusturmalarını savunuyoruz.
Yapılacak nüfus sayımına göre bu grupların çogunlukta oldukları bölgeler
belirlenecek ve 3 ayrı özerk yönetimin kurulması saglanacak. Kurulacak
federatif yapı gevsek olacak ve 3 konuda, dısisleri, petrol gelirlerinin
paylasılması ve ülke savunması(ordu) konusunda Bagdat baskentli üst yapıya
baglı olacaktır. Bu konular dısındaki konularda 3 grup tamamen özerk olacak
ve kendi yönetim kurallarını ve yasalarını olusturabileceklerdir.
Bu konuda HA’nın “Biz Irak’ı bölüyoruz” deyip argümanlarını sıralamaya
baslaması kabul edilemez. Bunu hangi modele göre yapacagını kısaca açıklamalı ve
kafalardaki “Nasıl yapacaksınız?” sorusunu cevapsız bırakmamalıdır. Fakat
HA’lardan mevzuat gibi uzun ve detaylı modeller beklenmesi haksızlıktır. Konuya
hazırlanmak için sadece 15 dakikası olan bir hükümet sadece 30-45 saniyede
açıklanabilecek modeller hazırlayabilir. Bundan fazlasını beklemek münazarada
prensibi, konunun özünü tartısmayı ıskalamak demektir. Modelde eksiklikler var diye
muhalefetin konusmalarını agırlıklı olarak modeli elestirerek yapması yanlıs
olacaktır. Tabi ki eksiklikler dile getirilir, model çürütülür ama muhalefetten asıl
beklenen “Irak’ın neden bölünmemesi gerektigini” anlatmasıdır.
Tanımdan sonra Basbakan kısaca problem tespiti yapar. Hali hazırdaki durumda
ne sorun var da onlar bu önergeyi getiriyor jüriye anlatmaları gerekir. Çünkü
münazarada genellikle hükümetler statükoyu degistirirken muhalefetler statükoyu
savunur. Hükümeti degisiklik yapmaya iten sebepler kısaca nedir bize anlatmalıdır.
Bu tespiti yaparken bir noktaya dikkat etmek gerekir. Getirdiginiz çözüm
önerisinin(modelin) bu sorunları nasıl çözecegini jüriye anlatmanız gerekir. Bu
yüzden problem tespitini yaparken konusmanız sonunda “Size bugün problem olarak
sunları sunmustuk, çözüm önerimizin bu problemleri nasıl çözecegini de size sebepsonuç
iliskisi kurarak anlattım” cümlesini rahatça söyleyebilmek için dikkatli
olmanızı öneririm.

“ Tanrı izlemeyi sever, oyun oynamayı sever.Kuralları iki taraflı koyar:
Bak ama sakın dokunma! Dokun ama sakın tatma! Tat ama sakın yutma”
(Seytanın Avukatı filminden)

Tanım, model ve problem tespitinden sonra argümanlarınızı sunmanız beklenir.
Argüman üzerine çok ayrıntılı konustugumuz için daha fazla uzatmayacagım. Ama
önemli bir hatırlatma yapmak gerekirse bir basbakan, argümanlarını seçerken konuya
giris yaptıgını, ilk konusmacı oldugunu akılda tutarak temel argümanlardan
bahsetmelidir. Akla ilk gelen, bu konuyu tartısmak için ilk önce ortaya konması
gereken argümanlar tercih edilmelidir. Çogunlukla bu argümanlar problem tespitinde
belirttiginiz noktaların daha ayrıntılı açıklamasından olusur. Örnegin “Belediyelerin
spor kulüplerine destegi yasaklanmalıdır” gibi bir konuda basbakan öncelikle

“Siyasilerin oy kaygısıyla kaynakları yanlıs kullanması” ve “Kulüpler arasında
yaratılacak esitsizlikten” bahsedebilir. “Belediyelerin sadece popüler sporları
destekleyecegi, az ilgi gören sporların destek görmeyecegi” argümanı 2. konusmacı
tarafından dile getirilebilir. lk iki argüman temel, akla ilk gelen noktalarken, diger
argüman tartısma biraz daha derinlestikten sonra dile getirilirse daha çok anlam
kazanır.

MUHALEFET AÇILIS 1

lk beklenen sey muhalefet liderinin basbakanın tezlerini(modeli, argümanları)
çürütmesidir. Fakat “çürütme” kısmında belirtildigi gibi bunlar temel noktalara
yapılmalı, küçük ayrıntılarla zaman kaybedilmemelidir. Çünkü daha anlatılması
gereken argümanlar var.
Argüman seçimi tıpkı basbakan gibi temel noktalarla ilgili olmalı ve bu noktalar
dısındaki konular 2. konusmacıya bırakılmalıdır. MA lideri statükoyu savunacagı için
düzenin neden degismemesi gerektigini statükonun faydalarını anlatarak ya da
yapılacak degisikligin yaratacagı en büyük sorunlardan bahsederek sunabilir.
HA’nın modelini elestirebilirsiniz ama lütfen bunu çok abartıp maçı yöntem
üzerinden bir tartısmaya sürüklemeyin. Münazarada prensiplerin tartısılması beklenir.
Size hükümetin önerisini elestirirken “Peki siz ne öneriyorsunuz?” gibi bir soru
gelirse buna pek kulak asmayın. Münazarada muhalefet herhangi bir çözüm önerisi
getirmek zorunda degildir. O getirilen çözümü iyi çürütmekle yükümlüdür.

HÜKÜMET AÇILIS 2

Takım arkadasınız iyi bir tanım yaptı, modeli ortaya koydu ve temel argümanları
anlattı(Ne basbakan ama!).
Sizden ilk beklenen MA 1’in takım arkadasınıza yaptıgı çürütmelere cevap verip
basbakanın tezlerini tekrar ayaga kaldırmanızdır. Sonra da MA 1’in argümanlarını
çürütmeniz beklenir. Siz de çürütmek için temel noktaları alın ve ayrıntılarla
ugrasmayın.
Sonra da argümanlarınızı sunun. Bunlar artık tartısma belirli bir zemine oturdugu
ve derinlestigi için daha spesifik konular üzerine olabilir. Takım arkadasınızın
argümanları için insanlar “Ne var bunu söylemekte, bunu herkes akıl eder” derken
sizin argümanlarınız için “Hakikaten abi ya. Bak bu da vardı, bizim aklımıza
“ Medeniyetin gelismedigini söyleyemezsiniz.
O sizi her savasta farklı bir yolla öldürür.”
Will Rogers
gelmedi” demelidir. Bu argümanlar konunun üzerine daha çok kafa yorulduktan sonra
ortaya çıkar.
Konusmanızın sonunda özet yaparken artık takımınızın son konusmacısı
oldugunuz için takımınızın bir özetini yapmanız iyi olur. ki kisinin konusması üst
üste konuldugunda ortaya ne çıktıgını, HA olarak durusunuzun ne oldugunu anlatın
ve “Biz bugün size neler anlattık” deyip iki kisinin konusmasının özetini jüriye
sunun.

MUHALEFET AÇILIS 2

Takım arkadasınız basbakanı bitirmisti simdi sıra sizde. Basbakan yardımcısı
gereksiz, saçma, mantıksız seyler anlattı ve onu mahvetmeye hazırsınız. Takım
arkadasınıza yapılan elestirileri de iade etmek için bekliyorsunuz. Tüm bunları
yaptınız peki ne kadar vaktiniz kaldı?
Eger kronometreniz 5 ve üzerinde bir zamanı gösteriyorsa isiniz zor demektir. Jüri
zaten son çürütmelerinizi “Ulen ne zaman geçecek bu adam argümanlarına, süre
bitecek” deyip yarım yamalak dinlemistir.
Sizin de anlatmanız gereken yeni seyler var ve çürütme yapmak yetmiyor. Tıpkı
HA 2 gibi yaratıcı argümanlar bulun ve muhalefeti derinlestirin. Özet kısmında siz de
MA’nın tamamının özetini yapın ve durusunuzun ve tezlerinizin HA’dan güçlü
oldugunu jüriye gösterin.
HÜKÜMET KAPANIS 1
Maçın ilk yarısı bitti. Birçok sey tartısıldı, argümanlar, çürütmeler havada uçustu.
Tabiki sizden önce konusan MA 2. konusmacısı basta olmak üzere MA’ya
çürütmelerinizi konusmanızın ilk kısmında yapmanız beklenir.
Buraya kadar her sey normal ve tanıdık geliyordur. Fakat su meshur
“açılım”(extension) konusu kafaları karıstırıyor biraz. Bunu biraz açalım.
“Açılım” adından da anlasılacagı gibi tartısmayı yeni boyutlara açan, genisleten,
derinlestiren argüman demektir. Bir baska ifadeyle “yeni seyler” sunmaktır. O ana
kadar bahsedilmemis, hakkında konusulmamıs savları maça katmaktır. Bunu
yapmanın iki yolu vardır.

a) Argüman açılımı:

Yine her sey isimden anlasılabiliyor. Hükümet açılıs size kadar 4 tane argümandan
bahsetti ama kagıdınızda duran argümana hiç dokunulmamıs. Çıkar bunu anlatırsınız
ve argüman açılımı yapmıs olursunuz.
Bu tür açılımlar yaratıcılık ve konunun üzerine önceden düsünmeyi(hatta konuyla
ilgili makale, köse yazısı okumayı) gerektirir. Tabi eger kötü bir HA’nız varsa hiç
bunlara zahmet etmenize gerek kalmayabilir. Ama ya HA’nız iyiyse?

“slam toplumlarında fotografı mesrulastırmak için, fotografın Tanrı’nın
öz be öz ısıgı sayesinde ortaya çıkan gölgelerin kaydından baska bir sey
olmadıgı tezi anımsanmalıdır. “Fotografçı” sözcügünün Arapça karsılıgı
da bu tanıma uygun olarak “müsevvir semsi” yani “günesle çizen kisi”dir”
Eyüp Özveren

b) Derin Analiz:

Aslında kavramın orijinal adı “Deeper analysis” yani kaba bir çeviriyle “daha
derin analiz”. Bu önemli bir kavramdır ve ayrıntılı anlatılıp iyi anlasılmazsa
suiistimale çok açık bir konudur.
Açılımda sizden beklenen sey maça yeni materyaller getirmeniz, bahsi geçmemis
konuları sunmanızdır. Kesinlikle yeni “argüman” sunmak degildir.
Eger HA’nız bir argüman sunmussa ve bu argümanın altında anlattıklarına ek
olarak baska seyler anlatabilecekken bunu yapmamıssa siz bu argümanı
derinlestirebilir, ona ek yapabilirisiniz. Bunun için HA’nız argüman baslıgı olarak
sizinkiyle aynı seyi sunmussa bile argümanınızın üstünü çizmeyin. HA konusmacısını
dikkatle dinleyin ve acaba sizin bahsedeceginiz noktayla ilgili bir seyler söyleyecek
mi bakın. Çünkü bir argüman birkaç boyuttan olusabilir ve bir konusmacı bu
boyutlardan birini kaçırabilir.
Bu bölümü sonlandırmadan önce bir uyarı. Bu sikayeti girdigim maçlarda birçok
kapanıs oyuncusundan duydugum için bahsetmek durumundayım. “Derin analiz”
bahsi geçen argümanı farklı cümlelerle anlatmak veya yeni 1-2 cümle eklemek
degildir. Nasıl ki bir argüman için sebep-sonuç iliskileri kurulur, bir teori ortaya
konarsa bir açılımda da bu beklenir. Farklı cümlelerle aynı seyi anlatmak yeni bir sey
anlatmak degildir, bir iki cümleyle de bunca is yapılmaz. Bu yüzden derin analiz
yapacagınız zaman yeni bir boyut anlatacagınızdan emin olun.
HK 1’ i bitirirken söylenmesi gereken son sey “çelisme” konusu. Münazara
maçlarında 4 takım ve 2 kanat vardır. HK’nın, HA’ya rakip oldugu bir gerçek ama
aynı kanatta olduklarını unutmadan. Bu konu münazaraya ilk basladıgınız andan
itibaren bıktırana kadar söylendigi için uzatmayacagım ama kapanıstaysanız
açılısınızı iyi dinleyin ve durusunuzda ve konuya yaklasımınızda uyusmazlık olmasın.

MUHALEFET KAPANIS 1

Aslında HK 1 kısmında anlatılanlarda “hükümet” kelimesi yerine muhalefet,
“muhalefet” yerine de hükümet yazsak bu kısımda yazılacakları hemen hemen
bitirmis oluruz. Bir iki ufak eklemeyle beraber.
Çürüteceginiz çok sey oldugunu biliyoruz ama yeni seyler söylemek zorunda
oldugunuzu unutmayın. MK 1 pozisyonunda en sık yapılan hata karsı tarafın tüm
noktalarını çürütüp ego tatmini yasamaktır. Jürinin sizi bir basamak yukarı koyması
maçta egonuzu tatmin etmenizden daha degerlidir. Bu yüzden yeni seyler söylemeyi
ihmal etmeyin.
Çürütmelerinizi yaparken ilk hedefiniz HK 1’in açılımı olsun. Çünkü HA’yı daha
önceden çürüten bir MA oldugu için en bakir olan konusmadan(HK 1) baslayıp eger
söylenmemis çürütmeler varsa ve zamanınız müsaitse HA’ya saldırın.
“Dogruyu, yalnızca dogruyu ve dogrunun tamamını söyleyecegime…
(Amerikan yargı sisteminde yemin edilirken)

HÜKÜMET KAPANIS 2- MUHALEFET KAPANIS 2 (kısaca özet yapmak)

Bu iki pozisyon arasında çok ufak bir iki fark oldugu için beraber anlatacagım.
Özet yapma kısmına geçmeden önce bu farkları anlatalım.
lki HK 2’nin özetini yapmaya baslamadan önce MK 1’e çürütme yapması
gerektigi, MK 2’nin ise böyle bir görevinin olmaması. Bunun çok basit bir sebebi var.
MK 1 maçta argüman getiren son konusmacı oldugu için ve bunları çürütebilecek
son adam da HK 2 oldugu için hükümetin özet konusmasını duymadan önce bu
argümanlarla ilgili çürütmelerin yapılması gerekir. Fakat bunu çok uzatmamak
gerekir zira özeti yapılması gereken koca bir maç var. MK 2 konusmacısı ise
dogrudan özet konusmasına baslayabilir.
kincisi ise biraz daha karmasık bir fark. HK 2 konusmasında pozitif materyal
getirebilirken MK 2 pozitif materyal getiremez. Peki nedir bu pozitif
materyal?(karmasık olan kısım da bu ya zaten)
Pozitif materyal o ana kadar maçta bahsi geçmemis nokta demektir. Bu bazen bir
argüman bazen de bir örnek olabilir (Fakat örnegin daha önce bahsi geçmemis bir
konuyla ilgili olması gerekir). HK 2 böyle bir argüman veya örnek sunabilecekken
MK 2 bunu yapamaz(fakat MK 2 daha önce konusulmus bir argümanla ilgili örnek
verebilir.Bu pozitif materyal olmaz.).
Fakat bu ayrıcalık HK 2 konusmacıları tarafından pek fazla tercih edilmez. Çünkü
7 dakikalık bir konusmada hem MK 1’e çürütme yapmak hem de maçın özetini
sunmak yeterince zordur. Bir de üstüne yeni tez anlatabilmek neredeyse imkansızdır.
Gelelim özet kısmına. Münazara maçında özet konusmacıları birer katip degildir,
birer analizcidir. Tüm maçı dikkatle dinlerler, not alırlar ve “çatısma noktaları”
üzerinden maçın bir analizini yaparlar.
Çatısma noktaları münazarada hükümet ve muhalefetin üçer konusmacısı
sonrasında birbiriyle uyusmadıkları temel noktalardır.ki taraf da maç boyunca
argümanlar sunmuslardır ve birbirlerine çürütmeler de bulunmuslardır. Örnegin “TRT
özellestirilmelidir” konusunda bir taraf “yeterli derecede talep varsa bir program
yayınlanmalıdır” derken digeri “ küçük bir kesim talep ediyorsa bile yayınlanmalıdır”
diyordu. Bu bir çatısma noktasıdır ve özet konusmacıları bu noktayı kendi
bulundukları konuda haklı göstermeye çalısarak analiz etmelidir. Analizde
kullanacakları bilgileri bu argümanları anlatanların konusmalarını not alarak elde
etmislerdi zaten. Kuskusuz bunu aynı cümlelerle yapmalarını beklemiyoruz.
Analizlerini iki tarafı birbiriyle kıyaslayarak, kendi taraflarının dogrularını öne
çıkarıp karsı tarafın yanlıslarını ortaya koyarak yapmalılardır. Bir baska deyisle özet
konusmacıları konusmalarında hem argüman anlatırlar hem de çürütme yaparlar ve
bir kıyaslamaya giderler. Tabiki bunu yaparken kendi kanatlarını haklı göstermeleri
gerekir.
kinci örnegi Merkez Bankası maçından verebiliriz. Bir taraf hükümetin tüm
araçları kontrol etmesi gerektigini savunup kurumlarla yakın çalısmasını önemserken
diger taraf bu kurumların siyasi etkiden uzakta olmalarının önemini belirtmisti. Bu da
bir çatısma noktasıdır ve özet konusmacıları kendi taraflarının durusunu diger tarafla
kıyaslayıp kendi duruslarının daha güçlü oldugunu jüriye göstermelidir.Çatısma
noktalarının sayısı maçtaki argümanların niteligine ve niceligine göre degisir ama
genellikle 2 veya 3 tanedir.
Özetle ilgili son ayrıntı özet konusmacılarının çatısma noktalarından birini takım
arkadaslarının getirdigi açılım olarak sunmalarını faydalı olacagıdır. Bu sayede
takımınızın maça getirdigi açılımı bir kez daha anlatma fırsatı bulursunuz ve
takımınızı öne geçirme sansınız olur. Fakat eger açılımınıza karsı taraftan bir cevap
gelmemisse ve bir çatısma söz konusu degilse zorla çatısma noktası yaratmayın.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder